14 Haziran 2016 Salı

Şükür Notları II

Şükür hali apaçık bir şekilde bizim için daha iyi olduğu, üzerimizdeki nimetleri ve onlardan aldığımız lezzeti artıracağı halde neden şükürsüzlüğe ve şikayet etmeye daha meyilliyiz?

Çünkü sürekli şükür halinde kalmak üzerine bir niyet etmişliğimiz yok. Bu niyetsizlik bizi şeytanın tuzaklarına karşı korumasız hale getiriyor. Yani şükretmez haldeyken şeytana uymamız ve onun da aldığı ruhsatı kullanması kolaylaşıyor.

Peki, bu niyetlilik nasıl oluşur?

Esma-i İlahi’nin huzurunda yaşadığımız bilinci tüm işlerimize yansıdığı vakit. Allah’ı görüyormuşçasına bir yaşam sürdürmeye çalışmak tüm oluşlardaki hikmetin nuruna açık olma halini, iyi-kötü, güzel-çirkin her gelişmenin anlam ve amacına dair bir müsterih olma duygusunu getiriyor. Muhsin olma yoluna giriyor kişi. Şükür dairesinde kalmanın hikmet sahibi olmakla ilgisi ayetle kuruluyor.

“Andolsun biz Lokman'a: Allah'a şükret! diyerek hikmet verdik. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah hiçbir şeye m  uhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır.” 31:12


Âlemle şükür bağı içinde olmanın getirdiği güven duygusu ve birlik algısının kökeni anne-bebek bağıyla da ilişkilendirilebilir. Annesine güvenli bağlanan bir bebek nasıl dünyayı özgürce hareket edip potansiyelini keşfedebileceği bir yer olarak algılıyor ise şükür dairesindeki bir insan da Yaratıcısına güvendiği ve O’ndan gelen her şeyin faydasından emin olduğu için yeryüzünü, içinde yaşadığı anı güven içinde keşfetmeye hazırdır. Yeter ki bu iman bağını unutup kendini yeryüzünde tek ve menfaat peşinde koşmaya mecbur bir varlık zannetmeye başlamasın. Gaflete düşmesin… 


Asma Mermer ile Yamina Bouguenaya Şükür telekonferansını dinlerken aldığımız notlardan ilhamla.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder